HRİSTİYANLIKTA 7 ÖLÜMCÜL GÜNAH
Hristiyanlık inançlarına göre 7 Ölümcül Günah Roma Katolik Kilisisesi'nin görüşleri çerçevesinde Papa I. Gregory tarafından düzenlenen, insanın hayatı boyunca sakınması gereken 7 günahtır.
Dante,İlahi Komedyası'nda bu konuya sıkça değinir..
Günahların Latince adlarının ilk harflerinden oluşan SALIGIA, Yedi Ölümcül Günah 'ın diğer adıdır. Zaman içerisinde 7 günahtan her biri bir şeytani varlıkla ilişkilendirilmiştir.
Bu günahlar şöyledir:
1-)Superbia
Gurur,kendini beğenmişlik. (Lucifer'a atfedilmiştir.)
2-)Avaritia
Açgözlülük. (Mammon'a atfedilmiştir)
3-)Luxuria
Şehvet düşkünlüğü (Asmodeus'a atfedilmiştir)
4-)Invidia
Kıskançlık, hasetlik (Leviathan'a atfedilmiştir)
5-)Gula
Oburluk (Beelzebub'a atfedilmiştir)
6-)Ira
Öfke, yıkıcılık, gazab etmek (Seytan Amon'a atfedilmiştir)
7-)Acedia
Tembellik, miskinlik (Belphegor'a atfedilmiştir)
17 Kasım 2009 Salı
3 Kasım 2009 Salı
4 Kasım 2009 ÇArşamba

COURTLY LOVE TRADITION
Courtly love..ya da saray aşkı.Orta çağ Avrupasında aşkın asil,kibar ve centilmen bir ifadesidir.Soylu sınıfının üyeleri arasında olan bu gizli aşklar karı-koca arasında olmazdı.Çünkü o devirlerde evlilik aşkın bir sonucu değildi.Courtly love,11 .yy ın sonlarında,Aquitaine,Provence,Champagne gibi düklük ve prensliklerde başladı.Bu genelliklle asil bir şövalyeyle prensesin ya da kontesin arasındaki umutsuz ve yasak aşktı.Bu aşk o kadar asil olurdu ki,şövalye sevdiği kadının gözünün içine bile bakamazdı bu sırrı ölünceye kadar yüreğinde taşırdı.Bazen de bu aşk karşılıklı olurdu bu durumda da değişen bişey olmazdı ama belki prenses aşkının karşılıklı olduğunu hissedebilmesi için şövalyeye kazara bir mendil düşürebilirdi.Aralarındaki münasebet de en fazla bu olabilirdi.
Bence böyle bir aşkın varlığına inanmak oldukça zor..Belki de günümüzde insanların bencil olmasından dolayıdır..Sevdiği insanı bile kendi için ister.Çünkü kendi acı çeker.Acının dinmesi için sevdiği onun olmalıdır.Yani bu da bir çeşit bencilliktir.Ama courtly love,anladığım kadarıyla bir boyun eğiştir.Aşkı yaşamaktır.Aşkla savaşmak değil.Onu elde etmeye çalışmak değil.Sadece onu yaşamaktır.
Courtly love..ya da saray aşkı.Orta çağ Avrupasında aşkın asil,kibar ve centilmen bir ifadesidir.Soylu sınıfının üyeleri arasında olan bu gizli aşklar karı-koca arasında olmazdı.Çünkü o devirlerde evlilik aşkın bir sonucu değildi.Courtly love,11 .yy ın sonlarında,Aquitaine,Provence,Champagne gibi düklük ve prensliklerde başladı.Bu genelliklle asil bir şövalyeyle prensesin ya da kontesin arasındaki umutsuz ve yasak aşktı.Bu aşk o kadar asil olurdu ki,şövalye sevdiği kadının gözünün içine bile bakamazdı bu sırrı ölünceye kadar yüreğinde taşırdı.Bazen de bu aşk karşılıklı olurdu bu durumda da değişen bişey olmazdı ama belki prenses aşkının karşılıklı olduğunu hissedebilmesi için şövalyeye kazara bir mendil düşürebilirdi.Aralarındaki münasebet de en fazla bu olabilirdi.
Bence böyle bir aşkın varlığına inanmak oldukça zor..Belki de günümüzde insanların bencil olmasından dolayıdır..Sevdiği insanı bile kendi için ister.Çünkü kendi acı çeker.Acının dinmesi için sevdiği onun olmalıdır.Yani bu da bir çeşit bencilliktir.Ama courtly love,anladığım kadarıyla bir boyun eğiştir.Aşkı yaşamaktır.Aşkla savaşmak değil.Onu elde etmeye çalışmak değil.Sadece onu yaşamaktır.
NORMAN INVASION
Viking soyundan gelen İskandinav kökenli bir halk olan ancak komşuları Cermen kökenli Frenk halklarıyla karışarak yeni bir kültür oluşturan Norman lar,1066 ta Hasting Savaşı ile İngiltere yi fethetmişlerdir. I.William İngiltere nin ilk Norman kralıdır.Normanların egemenliği İngiltere tarihini,kültürünü ve dilini derinden etkileyen en önemli olaylardan biridir.
1066'daki Norman istilası İngiltere'ye Fransızcayı getirdi. İstiladan 2 yıl kadar sonra İngiliz asilzadelerinin dili Fransızca'ydı. Fransızca'ya olan ilgi olağanüstüydü. Devlet, din, hukuk, yemek, sanat, edebiyat, tıp ve diğer alanlarla ilgili binlerce kelime dile girdi. Old Norse olayında olduğu gibi Fransızca sözcüklerin benimsenmesi birçok eşanlamlı sözcüğün
(shut-close, answer-reply, smell-odor, yearly-annual)
ve somut anlam ayrılıkları olan sözcük çiftlerinin
(ask-demand, room-chamber, wish-desire ,might-power)
oluşmasına neden oldu. İlginçtir ki ox, cow, sheep, calf, swine ve deer gibi et veren hayvanların isimleri İngilizce iken bunlardan elde edilen etlerin (beef, veal, mutton, bacon, venison, port) isimleri Fransızca'ydı. Ayrıca çoktan varolan eşanlamlı wrath (İngilizce) ve anger (Old Norse) kelimelerine Fransızca üçüncüsü eklendi: ire. Fakat Latince, Old Norse, Fransızca ve daha sonra diğer dillerden İngilizce'ye akan kelime seline rağmen, dilin merkezi Anglo-Saxon zamanındaki Eski İngilizce olarak kaldı. 5000 Eski İngilizce sözcükten daha azı değişmemiş olarak kalmış olup günümüzde de kullanımdadır. Bunlar dilimizin temel taşlarını oluşturur. Bunların içinde dilin bütünlüğünü koruyan birçok zamir, edat, bağlaç ve yardımcı fiilin yanı sıra her gün kullanılan ev eşyaları ve vücut kısımları da vardır. Bu temel üzerine birçok kaynaktan gelen katılımlar eklendi ve birçok insanın dünya dillerinin en zengini olduğuna inandığı dil oluştu..Bunların yanında edebiyatın diğer etkilenen noktaları ise şöyle sıralanabilir:
ÖNCE SONRA
*Epic şiir Romance
*Alliteration(ses tekrarı) Assonance(kafiye)
*Melancholy Hope
*Sert bir dil Yumuşak bir dil
..
Norman istilası görünüşe göre İngiltere'de ve İngiliz dilinde köklü değişikliklere yol açmıştır.Binlerce yabancı sözcük alınmış İngilizce nin saflıktan uzaklaşmasına birçok dilin karması olmasına neden olunmuştur.
SIR GAWAIN AND THE GREEN KNIGHT
23 Ekim 2009 Cuma
21 Ekim 2009-Edebiyat nedir?
Edebiyatın özü, bence, düşünce ve duyguları etkili bir biçimde,okuyanda bir iz bırakacak ya da duygularını kıpırdatacak şekilde anlatma sanatıdır.Belki de sıradan bir insanın hissedip ya da düşünüp ancak kelimelere dökemediğini,okuduğu metinde ya da şiirde bulup,"vay be işte bu" diyebilmesidir.Yaşamadığını yaşadığı,göremediğini gördüğü ayrı bir boyuttur edebiyat.İnsanın okudukça okuyasının gelsidir.
Bunun için de her zaman karışık,sofistike sözcüklere ya da uzun ve devrik cümlelere gerek yoktur.Cidden yetenekli edebiyatçılar,tek bir cümle olaral aldığımızda sııradan ve albenisiz görünen cümlelerden oluşan şaheserler yaratabilirler.Yani aslında edebiyat,bana göre,bir duyguyu yaşatabilmektir.Bunun hangi yoldan yapıldığının önemi yoktur.
Dolayısıyla iyi edebiyat diye bir ayrım yoktur.Ya da kötü edebiyat seçeneği.Sadece okuyucunun his ve fikir dünyasıyla uyuşmayan edebiyat vardır okadar.O da edebiyatçının suçu değil,farklılığıdır.Her insanın eksik olduğu bir tarafı vardır.Eğer bir edebiyat metninde o eksik kalan tarafını bulursa,işte o zaman onu sever ve "iyi" olarak tanımlar..
____.____.____.____._____._____._____._____._____._____.____._____._____.___
duvar yazıları
*Sevdim de ne oldu,efes pilsen zengin oldu.
*Her seçiş bir vazgeçiştir.
*Paran varsa Range Rover,paran yoksa Game Over.
*Medeniyet dedikleri şey eğer açmaksa bedeni,derim ki hayvanlar insanoğludan daha medeni.
kamyon arkası yazıları
*Kamyon çeker 10-20 ton,gönlüm çeker Paris Hilton.
*Gazla uçabilirsin ama frenle konamazsın.
*Bas gaza,frene,debriyaja,
Ver parayı vergiye,stopaja,
Ne Müslüm'den,ne Orhan'dan,
Sevdiğin tek parça "yedek parça".
*Ahirette iman,yollarda Man.
*Rahmetli de sollardı.
prospektüs örneği
Deri allerjik hastalıkları,ürtiker,ekzama,nörodermatit ve diğer kaşıntılı deri hastalıkları-anjioödem,vernal konjunktivit.......
Duvar ve kamyon arkası yazılarının hepsi olmasa da bazıları gerçekten ince bir zevkle ve zekayla yazılmış,kafiye ve uyaklarla estetik kaygı duyulmuş olduğunu görebiliriz.Ayrıca okuyanda bir duygu ve fikir uyandırma amacındadırlar.Dolayısıyla benim yaptığım edebiyat tanımlarına uymaktadırlar.Her ne kadar diğer klasik ve üstün nitelikli edebiyat eserleriyle kıyaslamak haddime düşmese de en azından "yeni nesil edebiyat" olarak nitelendirebilirim.
Prospektüsün ise edebiyatla bir alakası olmadığı aşikardır.Çünkü edebiyat salt bilgi vermekle alakalı değildir.Öyle olsaydı insanın ağzından çıkan her söz,yazdığı her şey edebiyat oluurdu,o zaman da edebiyatın bir ayrıcalığı,bir farkı kalmazdı...
Bunun için de her zaman karışık,sofistike sözcüklere ya da uzun ve devrik cümlelere gerek yoktur.Cidden yetenekli edebiyatçılar,tek bir cümle olaral aldığımızda sııradan ve albenisiz görünen cümlelerden oluşan şaheserler yaratabilirler.Yani aslında edebiyat,bana göre,bir duyguyu yaşatabilmektir.Bunun hangi yoldan yapıldığının önemi yoktur.
Dolayısıyla iyi edebiyat diye bir ayrım yoktur.Ya da kötü edebiyat seçeneği.Sadece okuyucunun his ve fikir dünyasıyla uyuşmayan edebiyat vardır okadar.O da edebiyatçının suçu değil,farklılığıdır.Her insanın eksik olduğu bir tarafı vardır.Eğer bir edebiyat metninde o eksik kalan tarafını bulursa,işte o zaman onu sever ve "iyi" olarak tanımlar..
____.____.____.____._____._____._____._____._____._____.____._____._____.___
duvar yazıları
*Sevdim de ne oldu,efes pilsen zengin oldu.
*Her seçiş bir vazgeçiştir.
*Paran varsa Range Rover,paran yoksa Game Over.
*Medeniyet dedikleri şey eğer açmaksa bedeni,derim ki hayvanlar insanoğludan daha medeni.
kamyon arkası yazıları
*Kamyon çeker 10-20 ton,gönlüm çeker Paris Hilton.
*Gazla uçabilirsin ama frenle konamazsın.
*Bas gaza,frene,debriyaja,
Ver parayı vergiye,stopaja,
Ne Müslüm'den,ne Orhan'dan,
Sevdiğin tek parça "yedek parça".
*Ahirette iman,yollarda Man.
*Rahmetli de sollardı.
prospektüs örneği
Deri allerjik hastalıkları,ürtiker,ekzama,nörodermatit ve diğer kaşıntılı deri hastalıkları-anjioödem,vernal konjunktivit.......
Duvar ve kamyon arkası yazılarının hepsi olmasa da bazıları gerçekten ince bir zevkle ve zekayla yazılmış,kafiye ve uyaklarla estetik kaygı duyulmuş olduğunu görebiliriz.Ayrıca okuyanda bir duygu ve fikir uyandırma amacındadırlar.Dolayısıyla benim yaptığım edebiyat tanımlarına uymaktadırlar.Her ne kadar diğer klasik ve üstün nitelikli edebiyat eserleriyle kıyaslamak haddime düşmese de en azından "yeni nesil edebiyat" olarak nitelendirebilirim.
Prospektüsün ise edebiyatla bir alakası olmadığı aşikardır.Çünkü edebiyat salt bilgi vermekle alakalı değildir.Öyle olsaydı insanın ağzından çıkan her söz,yazdığı her şey edebiyat oluurdu,o zaman da edebiyatın bir ayrıcalığı,bir farkı kalmazdı...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)

